Skip to main content

Balıkesir Üniversitesi (BAÜN) akademisyenlerinin imzasını taşıyan akademik çalışma, 10 Ağustos 2025 Sındırgı–Balıkesir depreminin ardından farklı yapı türlerinin deprem davranışına ilişkin önemli bilimsel bulgular ortaya koydu.

BAÜN akademisyenlerinden Öğr. Gör. Mehmet Rıfkı Durmuş, Erzurum Teknik Üniversitesi akademisyenlerinden Doç. Dr. İrfan Kocaman, Ankara Üniversitesi akademisyenlerinden Doç. Dr. Ömer Mercimek ve Bartın Üniversitesi akademisyenlerinden Dr. Öğr. Üyesi Yaşar Erbaş tarafından hazırlanan “Structural response of masonry, reinforced concrete, and historical structures during the 10 August 2025 Sındırgı–Balıkesir earthquake (Mw 6.1)” başlıklı çalışma, deprem sonrası saha gözlemleri ile kayıtlı yer hareketlerinin birlikte değerlendirildiği kapsamlı bir araştırma olarak uluslararası “Discover Civil Engineering” dergisinde yayımlandı.

Çalışma hakkında bilgi veren Öğr. Gör. Mehmet Rıfkı Durmuş, araştırmanın 10 Ağustos 2025 tarihinde meydana gelen Mw 6.1 büyüklüğündeki Sındırgı–Balıkesir depremi sonrasında, yığma, betonarme ve tarihî yapıların deprem davranışının incelenmesi amacıyla gerçekleştirildiğini ifade etti. Araştırma kapsamında depremin ivme değerleri, spektral özellikleri ve kısa periyotlu yer hareketlerinin yapı performansına etkilerinin analiz edildiğini kaydetti.

Saha incelemelerinde, yığma yapılarda zayıf harç ve yetersiz bağlantılar nedeniyle duvarların düzlem dışı göçmesi, köşe çatlakları ve duvar katmanları arasında ayrılmalar gibi tipik hasar mekanizmalarının gözlendiği tespit edildi. Betonarme yapılarda ise kiriş–kolon birleşim bölgelerinde kesme hasarları, yumuşak kat mekanizmaları ve dolgu duvarlarında yaygın çatlak ve kopmaların meydana geldiği belirlendi.

Buna karşılık, incelenen bazı tarihî taş camiler ve kemer köprülerde gözle görülür bir yapısal hasar oluşmadığı tespit edildi. Bu yapıların iyi performans göstermesinde, kaliteli taş işçiliği, yapı elemanları arasındaki etkin kenetlenme ve uygun geometrik oranların etkili olduğu değerlendirildi.

Araştırma sonuçları, orta büyüklükte kabul edilen bir depremin dahi, malzeme yetersizlikleri, yapım hataları ve yetersiz deprem detaylandırmasına sahip yapılarda önemli hasarlara yol açabildiğini ortaya koydu. Çalışmanın, bölgede yapı kalitesinin artırılması ve deprem riskinin azaltılmasına yönelik hedefli güçlendirme ve planlama stratejilerine katkı sunmasının beklendiği ifade edildi.

Makale bağlantı adresi:

https://link.springer.com/article/10.1007/s44290-026-00424-y

Erişilebilirlik Menüsü

🌓
Yüksek Kontrast
Siyah-beyaz yüksek kontrast görünüm
TT
Büyük Metin
Yazı boyutunu %120 büyüt
Metin Boşluğu
Harf ve kelime aralıklarını artır
🔗
Bağlantıları Vurgula
Tüm linkleri belirgin hale getir
🖼️
Resimleri Gri Yap
Görselleri soluklaştır
Satır Yüksekliği
Satırlar arası boşluğu artır
Sola Hizala
Tüm metinleri sola hizala
Büyük İmleç
Fare imlecini büyüt
Animasyonları Durdur
Tüm hareketli efektleri kapat
💧
Doygunluk Azalt
Renk doygunluğunu düşür
Görme & İşitme Desteği
🔊
Sesli Okuma
Metinlere tıklayarak sesli dinleyin
📏
Okuma Kılavuzu
Satır takip çizgisi göster
Aa
Kolay Okunur Font
Disleksi dostu yazı tipi
🎯
Odak Modu
Dikkat dağıtıcıları azalt
×